
Ahmet Dümrül
YABANCILAŞMAK (1) Yabancılaşmak insanın doğuşundan bu yana süre geliyor.Çağlarla beraber gelişiyor moderinleşiyor.İnsan kendi benliğine kişiliğine karşı yabancılaşıyor.Kendi dünyasında doğasında ayrılıyor.Kimi işçi, kimi patron,kimi asker ,kimi polis,kimi kaçakcı,kimi hoca,kimi papaz,kimi çete, kimi dilenci,kimi diktatör oluuyor.Hiç kimse yaptığı işten tam olarak memnum değil. Patronların şirketleri fabrikaları holdingleri var yinede memnun olmuyorlar.,hep huzursuzlar çatacak yer arıyorlar.Karnı tok sırtı sıcak en pahalı elbiseleri giyiyorlar en yeni arabalara binerler şatoları villaları var sayamıyacakları kadar hizmetcisi mahfuzu askeri polisi var.Devletler onların isteği doğrultusunda dağılırlar birleşirleryeter ki istesinler istedikleri türde yasalar çıkartırlar.Patronların hep işlerin daha böyütmenin yollarını ararlar nekadar işini böyütseler böyütsünler hiç bir zaman tatmin olmazlar.Kafalarında daha fazla daha fazla kazanmak var dünya pazarlarında söz hakına sahip olmak sayğın olmak var.Gerçek varlığında haberleri yok, sermaye böyüdükçe yabancılaşıyorlar.Zengin olmak güzel şey olması gerek. Ama insan olarak bu kadar güzelikler içinde tek zengin olmak için yaşamak ne kadar doğru olabilirmi?Bir insan için parayla alınmıyacak şeylerde yokmu mesele sağlık mutluluk vs.vs.Ayrıca sermaye belli bir yere toplanmasa geniş alanlara yayılsaydı bu kadar insan aç kalmazdı,hayatını daha kolay sürdürecekti mutlu olacaktı.Bu gün dünyada sekizyüz insanin açlıkla boğuştuğu ölümü beklediği biliniyor.Öte yanda artık patronlar işçi gücüyle yapılan işlerin zamanı geçtiğini yeterince üretimyapmadıklarında yakınıyorlar yeni arayışlar içindeler.Teknoloji çağına geçtiyorlar,bilgisayarlı robortlu devri başladı.Elli işçinin yapacağı işi bir roborta yükleme hayyalini gerçekleştiriyorlar.Böyle devam ederse bir altermatif bulunmasa yarınlarda neler olur açık açık yığınların işsiz kalma telikesiyle burun burna geldiği his ediliyor.Teknik elbete güzeldir insaniığın hizmetine verilirse yararına kulanılırsa,ama zararına kulanılırsa korkunçtur.Felaket olur, katliyam olur.İsyanlara savaşlara yol açar acı,açlık,yokluk,çaresizlik kapıya dayanır ölüm olur dünya mahf olur. Patronlar çalıştırdıkları işçilerinede düşman.Onların haylaz tembel kafası çalışmaz yalnız alacakları aylığı düşündüklerini işyerini batırmaya çalıştıklarını düşünür her fırsata dışa vururlar.Oysa işin aslı patronların ana sermayesi işçisidir.İşçinin artı değeridir emek gücüdür.işsiz bir iş yeri düşüne biliyormusunuz hiç göreniniz olmuşmudur.Belki ileriki yıllarda gerçekleşir yinede makinayı yapanda insandır işçisiz olmaz. Patronlar alış veriş yaptığı müşterisinide sevmezler.Onların hille ile elinden malını ucuza kaptıklarını,her defasında zarar etiğini daha çok kazanması gerektiğini düşünürler.Onlar kimini düzenbaz dolandırıcı fırsatcı kimini işe yaramaz zavalı asalaklar olarak görüyorlar.İnsanlara hep tepeden bakarlar onlarla bir bağ kurmaya aynı yerde olmaya layık olmadıklarını düşünürler.hata aynı havayı paylaşmasında bile rahatsız olurlar,halbu ki onlarda nihayet insanlar. Ömür dediğin ne ki kaç gün yaşıyacaklar kefenin cebi olmadığına göre birazda başka şeylerde düşünseler hayatını yaşasalar daha iyi olmazmıydı? Ömür bir defalıktır başka ömür yok dünyaya kimse geri gelmemiş kayıp olmuş gitmiş.Her şeyin bir ömrü var birde bedeli her şeyin bedeli ödenie ömründe.İnsanın öbür canlılarda ki farkı öleceğini bilir bildiği halde hiç ölmiyecekmiş gibi yaşar.Bulduğuyla yetinmez ev ister, köy ister, şehir ister, devlet ister dünya bir kişinin olsa yetmez.Nsandır bu ne kadar zengin olsa ne kadar şöhretli olsa ne kadar iyi olsa ne kadar yiğit olsa yeri gelir beş para etmezbir işe yaramaz. Bir işyerin işçileride biraz patronlarına benzerler.
Devam edecek:
info@ahmetdumrul.de
Copyright © PAZARCIKLILARIN BULUSMA SITESI Tüm hakları saklıdır.